Hayata Dair Ne Varsa!...

UNUTULMAYACAK ANLAR



Hareketli ve enerjik olmak istiyorsanız ve bu amacınıza uygun bir mönü arıyorsanız, doğru yazılardasınız demektir.

İnsanların glukoz seviyeleri sabahları en düşük düzeyde bulunuyormuş. Bu nedenle tatlı yiyecekler ve içeceklerin yararı iki kat daha fazla hissediliyor.

Sabahları enerjik olmak için tavsiye ettiklerimin başında;
az yağlı ve meyveli yulaflı gevrek,
az yağlı kepek unundan yapılmış kurabiye,
kepekli ekmekten hazırlanmış tost,
az yağlı krem peynir ve
C vitamini içeren portakal suyu geliyor.

 

 

Yoğun iş temposu arasında öğle yemeği için;
ton balığı veya beyaz et ile hazırlanmış sandviç,
ızgara sebze,
yüksek lif içerdiğinden fasulye çorbası ve bol limonlu bir salata ideal.
Ayrıca az yağlı yoğurt da tercih edebilirsiniz. İçine meyve de koyabilirsiniz.

Eğer işyerinde abur cubur yiyeceklere meraklıysanız, kepekli ekmek veya kraker bulundurabilirsiniz.

Eğer taze sıkılmış meyve suyu içemiyorsanız, konsantre olanları çok fazla tüketmemelisiniz.

 

 

Akşamları ise;
sebzeli pilav veya makarna,
kepekli ekmek,
bir parça et yiyebilirsiniz.

Geceleri uykusuz kalmamaya özen göstermelisiniz.
Sigarayı azaltmalısınız(Kandaki C vitamini seviyesini düşürüyor).
Akşamları iki kadeh şaraba izin var.


Bu yazıda SultanAhmet ve Çevresindeki tarihi anlatmaya çalıştım. Umarım keyif alırsınız.

11) Augusteion : Günümüzde Ayasofya'nın önündeki, turist otobüslerinin durduğu alan, Constantinepolis2in en önemli meydanlarından biriydi. İmparator Septimus tarafından büyük ölçüde yenilenen bu revaklı meydan 404 yılındaki isyan yüzünden harabeye dönmüş. İmparator Iustinianos meydana, kendisini at üzerinde gösteren bir bronz heykeli taşıyan, 35 metre yüksekliğinde bir sütun yerleştirmiş. Augusteion ile Mese'nin doğudaki son ucu, imparatorluğun "Teşvikiye Caddesi"ydi. Kuyumcular ve parfümcüler mağazalarını buraya açmış, dolayısıyla da son moda ürünler ve en pahalı alışverişler hep buradaki "Tabernea" denilen dükkanlarda hayat bulmuş.

12) Milion : Yerebatan Sarayı'nın hemen yanındaki taş sütun hiç ilginizi çekti mi? Milion taşına iyi bakın. sebebine gelince, çünkü o "dünyanın merkezi"ni işaret ediyor. İmparatorluk içerisindeki herhangi bir noktanın uzaklığı bu taştan başlanılarak ölçülürmüş.

13) Bouleuterion : Mese'den (Divanyolu Caddesi) ilerleyin, Khalke Kapısı'nı geçtikten sonra (Haseki Hürrem Sultan Hamamı'nın bitişiğidir.) karşınıza Bouleuterion, yani senato binası çıkacak. Constantinnopolis'in senatosunun temellerini, bugün Cankurtaran'da yeralan Vezir Hanı'nın (Bu hanı Kapalı Çarşı'daki hanla karıştırmayın) altında bulabilirsiniz. Asıl ilginç olan nedir biliyor musunuz? Bouleuterion2konumlndığı alanın güneybatısında, İmparator I.Consatantinus'un temellerini attığı ve yüzyıllar içersinde genişleyen büyük sarayın ; Kuzeydoğusunda ise, Osmanlı İmparatorluğu'nun yönetildiği ve yüzyıllar içinde genişleyen Topkapı Sarayı'nın yer alması. Koskoca İstanbul'da hepsi bir yerde değil mi? M.S. 300 ile 1900'lü yılların başına kadar dünyanın yarısı bu 500 metrelik alandan yönetildi.

14) Noumera : SultanAhmet, tarik boyunca sadece görkemli tapınak ve saraylara değil, 2000 yıllık bir hapishane geleneğine de sahipti. Bizans dönemideki Constantinopolis Hapishanesi oaln Noumera, Four Seasons Hotel 'in bahçesindeki Khalke Sarayı'nın bodrum katındaydı.

15) To Mega Palation : Tarihin en büyük mimari eserlerinden birisidir. İnşası yüzyıllar sürmüş. sık sık ekler yapılmış ve sonuda bir kaleye çevrilmiş. Mega Palation, Ayasofya'nın yanından başlayarak, SultanAhmet Camii'nin arkasını kaplayacak şekilde yapay olarak teraslanan sert eğimli bir arazinin üzerinde kurulmuştu. Burası kente gelen Ortaçağ seyyahları için "Hz. İsa'nın yeryüzündeki cenneti"ydi. Büyük Saray'dan günümüze pek az birşey kalmıştır. 1998-1999 yılları arasında arkeoloji Müzesinde yapılan kurtarma ve temizlik çalışmaları sonucunda, Akbıyık Caddesi üzerindeki yapının Triklonos Kandidat (Adaylar Salonu) olduğu anlaşılınca Büyük Saray kompleksinin bir kısmının bulunduğunu söyleyebiliriz.



6) Arkhangelos Mikhael Kilisesi : Sarayburnu taraflarındaki bu yapı, zamanın antik kenti için surlarının dışandaki en büyük gezinti yeriymiş. Bu yapının avlusu Osmanlı döneminde de korunmuş. 19.yy'a dek kent halkı, karaya ayak basan balıkçılarla en sıkı pazarlıklarını burada yaparlamış.

7) Hagia Maria Hotegetria Kilisesi : Eski yunanca'da "yol gösterici" anlamına geliyor. Cankurtaran'dan yukarı doğru çıkan denizcilere yol gösteren bir kilise imiş. Burada bulunan Hodegetria ikonası, Aziz Lukas tarafından yapılmış ve bu pano başkentin koruyucu meleği sayılmış.

8) Anaplous : Antik dönemde Prookhtkhoi(Çıkıntı) adıyla anılan bir bölge. Boğazın en sert akıntısını barındırması nedeniyle Anaplous(Ters akıntı) asıyla anılan bir mahalle olmuş. buranın en büyük özelliği sahilinde denize girilemiyor oluşuymuş. Osmanlı zamanında bu akıntılı bölgede nöbet bekleyecek bir cankurtaran ekibinin bulundurulması gerek görülmüş. Bugün, Anaplous üzerinde Cankurtaran Mahallesi yükseliyor. anaplus kavramı 1960'lı yıllaron balıkçıları tarafından çok sık kullanılan bir terimmiş.

9) Hippodromos : 480 e 117 metre çapında 100000 kişi aldığı söylenen devasa bir yapıdır. İmparatorluk sarayı SultanAhmet tarafında olduğundan, "kathisma" adı verilen imparator locasıda o taraftaydı. Ortadaki alanda sadece at yarışları değil, politik mücadelelerin verildiği, bazende kanlı isyanların patlak verdiği bir yermiş. Osmanlı döneminde At Meydanı olarak adşandırılan bu yer, 1656 yılında kanlı bir isyan yaşamış ve bu isyanda yeniçerilerin istediği 30 kelle bir çınar ağacına asılmış. çınar vakası olarak bilinen bu kanlı isyan "hippodromos"ta yaşanan olayların hiç değişmediğini göstermektedir.

10) Spina : Hippodromos'un ortasındaki duvardır. Spina'nın üzerinde bir zamanlar 60 heykel ve bir de dikiltaş duruyormuş. Saatin ters yönünde yedi turdan oluşan at yarışları bu duvar çevresinde yapılıyormuş. Şimdi bugün kü at yarışlarının neden saat yönünün tersine koştuklarını daha iyi anlamışsınızdır.


İstanbul'umuzun tarihi güzellikleri arasından gezip görebildiğim yerleri size aktarmaya çalıştım. Umarım keyif alırsınız.

1) Eugenios Kulesi : Bugünkü Sepetçiler Kasrı'nın arkasına denk gelen ve Haliç'e girişi kontrol eden kule, artık tarih yazıtının son temsilcilerinden sayılan Filistinli bir adam tarafından, bir kelime oyunu yapılarak "Eulenion"a yani, Constantinopolis'in başına takılmış bir tür "çelenk"e benzetilir. Eugenios Kalesinden Karaköy'e çekilen dev zincir, Bizanslıların başkentini 717'deki arap istilasından korumuştur.

2) Bosphoros Akra : Bugünkü Sarayburnu'nun eski adıdır. "Bizans Kartalı" nın başını anımsatan tarihi yarımadanın "gaga" sını oluşturuyormuş.

3) Arcadianai Kamu Hamamları : Antik Akropol'ün Boğaz'a bakan ve Bahra basamaklarının yakınına düşen bu hamamları, denizden bakıldığında kentin en çok görünen yapılarından biriydi.Constantinopolis, bu hamamlarıyla çok övünürmüş. Sarayburnu taraflarındadır.

4) Zeuksippos Hamamları : M.S. 196 yılında İmparator Severus'un vakfı olarak inşaa edilimiş. Pagan döneminin önemli yapıları arasında yer alan Zeus Hippios Tapınaklarının yerine yapılmasından ötürü Zeuksippos adını alan bu hamamın ısıtma tesisatının bulunduğu kısım, tutukluların yerleştirildiği yer olarak kullanılmış. Bu kutsal sayılan alanın içine 1556 yılında Mimar Sinan, Haseki Hürrem sultan Hamamı'nı inşa etmiştir. Sakın heveslenipde elinizde bohçayla bu hamama gitmeyin. Şimdilerde orası, Kültür Bakanlığımızın turistlere "halı ve kilim satış mağazası"olarak hizmet veriyor.

5) Topoi : Kadıköy'ün antik dönemdeki adının, hemen karşılarındaki yeryüzü cennetini farketmeyen sakilerinden ötürü "Khalkedon" yani körler ülkesi olduğunu biliyrosunuzdur. Peki, Khalkedonlular karşıya baktıklarında nereyi görüyorlardı? Tabii ki "geçerken hayal edilen yer" anlamına gelen "Topoi"kıyılarını...Ahırkapı - İncili köşk arasındaki bu kıyı için zamanında "dünyanın üçe bölündüğü yer" tabiri kullanılıyormuş.


PATRONLARINIZ ÜZERİNDE NASIL BİR İMAJINIZ VAR?

Bir iş görüşmesine gittiğinizde verdiğiniz ilk imajdan, işe alındıktan sonraki tavırlara kadar her türlü davranışınız, başarılı olup olmadığınızı ele verir. Yıllardır yaptığım gözlemler sonucunda, iyi pozisyona gelen başarılı insanların ortak davranış benimsediklerini ortaya çıkarttım. Gözlemlerimde başarılı insanların günlük hayatlarında doğru karar verebilen, gereksiz detay ve düşüncelerle uğraşmayarak olayların özüne inebilen (Yani risk almaktan bahsediyorum.), sağduyu sahibi kişiler olduğunu anladım. Başarılı insanlar, her zaman kazanmaya kararlı olduğu ve işlerini severek yapıyorlar, bunun yanı sıra özel yaşamlarına da dikkat ediyorlar.

İŞTE BAŞARILI BİR İNSANIN PROFİLİ

Çalıştıkları alanla ilgili olarak en az bir konuda uzman bilgisine sahiptirler. Bu bilgiye sahip olmanın yolunun ömür boyu öğrenmekten geçtiğini bilirler.

Günlük yaşamda doğru kararlar alabilirler(yanlış karar nadiren…).

Gereksiz detaylarla uğraşmazlar(ya olmazsa!, ya yapamazsam vb…).

Olayların özüne inmek onlar için önemlidir. (bu kadarı da yeter ya gerisini boş ver, salla demezler).

Sağduyu sahibidirler (işte bu iş bana göre diyebilenler)

Mizah duyguları gelişmiştir (patron gülümseyerek bir şey anlatıyorsa siz yılışmayın sadece espriyi anladığınızı belirtin)

Kendilerine gülerek hatalarının sorumluluğunu üstlenebileceklerini gösterirler.

Duygularını açığa vurarak toplumsal ilişkilere katkıda bulunurlar.

Onları tanıtan şeylerin söylediklerinden çok yaptıkları olduğunu bilirler.

Çevrelerindeki insanların güvenlerini kazanarak, onların itimatlarını hiçbir zaman kötüye kullanmayacaklarını daima onların çıkarlarını gözeteceklerini hissettirirler.

Görünüşleriyle de başarılı olduklarını ispatlarlar. Onları her zaman temiz, ütülü iş ortamına yakışır kıyafetler içinde görürüz.

Bakımlı olmaları kendilerine duydukları saygının bir göstergesidir.

Özel yaşamlarına dikkat ederler(Aşka dikkat!).

Üreticidirler. Sıkça unutulsa da yaşamın her alanında üreticiye yer vardır.

Vücut dilini kullanmayı bilirler (Hemen olmasa da uzmanlaştıkça kendiliğinde gelişiyor.).

Dikkatli eleştirmenlerdir (Zekanızı gösterin ).

Bir daha aynı problemle karşılaşmamak için gerekli dersleri alırlar (bir hatayı tekrarlamayın).

Kendilerini iyi reklam ederler (CV olayı).

Kazanma kararlılıkları vardır.

Stres altındayken bile kendilerinden kuşku duymazlar

Çevresindekilere içtenlikle yardım ederler. Böylelikle kişilerin kendilerini önemli hissetmelerini sağlarlar.